Pierre Loti’den Arif Ussam Efendi’ye ‘Aziyade’

Oryantalizm, Batı’nın Doğu’ya tek yönlü bakışını içeren bir dizi kültürel, politik, iktisadi hatta psikolojik süreçten oluşur. Ticaretin açık denizlere kayması Osmanlı, İran, Hindistan gibi dini, kültürel ve ekonomik bölgelere ulaşım kolaylığını getirmiş, Batı’da oluşan merak duygusunu doyurmak hatta bazen de oluşturmak için de oryantalizm bir araç olarak kullanılmıştır. 19’uncu yüzyılda Batı artık Doğu karşısında salt bir meraklı değil; baskın siyasi, ekonomik ve silahlı bir güçtür. Fransız doğumlu ve asıl ismi Louis Marie-Julien Viaud olan Piyer Loti de hikâyesine böylesi bir süreçte oluşan atmosferle başlar.
Osmanlı’nın önemli bir kültürel ve ekonomik merkezi olan Selanik’te Fransız ve Alman konsolosları öldürülünce, Fransız, Alman, Rus ve İtalyan savaş gemileri açıkta demirlemişlerdi. Konsolosları öldürülenler idam edildiler. Pierre Loti de Couronne firkateynindeydi. Bir süre sonra onu Julien olmaktan Loti’ye, oradan da Arif-Ussam Efendi olmaya sürükleyecek macera bu sebeple başlayacaktı. Loti, ‘güzel bir ilkbahar günü, öğleden sonra saat dörde doğru dövüşen iki leyleğe bakmak için eski bir caminin kapalı kapısı önünde’, ‘gözbebekleri yemyeşil, tıpkı eskiden Doğulu ozanların göklere çıkardığı o deniz yeşili gibi genç kadını’, Aziyade’yi gördü.

Sonrası kolaydır. Loti genel anlamda roman kurallarına uymaksızın dilediğince hikâyesini anlatır. Erkek arkadaşı Samuel, kendisi ve Aziyade arasında, ’zamana ve ahlak kurallarına aldırmadan yaşamak’ arzusu ile dolu macera başlar. Selanik, sonra da İstanbul romana yataklık eder. ‘Sodom rezilliklerinin serpilip boy attığı pis ve kara bir kentin üzerine yığınla dikilmiş eski mumları andıran’ Selanik’ten, ‘güneş içinde yüzen eski İstanbul’a akan bu hikâyede derin ruhsal dönüşümler değil parça parça şahitlikler, küçük fırça darbeleri niteliğinde kültürel ayrıntılar öne çıkar.
Uzun erekte, ‘Aziyade’yi belirgin kılan edebi değeri değil, Loti’nin İstanbul’a ve Türklere bakışıdır. Bu bakış siyasal ve kültürel bağlamda hayranlık içerir. Kahramanımız “Haliç’in öbür yakasında bir Çerkes kızı olan Aziyade ile birlikte oturmayı, onun gibi Müslüman hayatı yaşamayı…” kurmuştur. Talih yardım eder, Eyüp’te Aziyade’sine kavuşur. ‘Bir Doğu kenti (vurguya dikkat) olan İstanbul, ince bir hilalin asılı durduğu yıldız dolu gökyüzüne minarelerin uzandığı’ ve İkinci Abdülhamit’in tahtta olduğu bir şehirdir.
Doğu, ona göre hâlâ çekicidir. Loti metni işletmek için aforizmalar, mektuplar, hikâye etme dahil pek çok yola başvurur. Yer yer, Aziyade dahil İstanbul’un bir fon olarak kullanıldığı fikrine kapılırız. Aşk kadar ayrılığın da mümkün olduğu bu yerde düğümü savaş ve ölümden başka çözecek güç de yok gibidir. Loti istemeden de olsa ülkesine döner. Dönüşünde ise ölüm haberini alır sevgilisinin. Ölüm, Loti’yi yeni bir metamorfoza uğratacak, Doğu ve İstanbul aşkı onu, Kars’taki çatışmalarda ölen Arif-Ussam Efendi yapacaktır. İşte, oryantalizmde bu yoktur. Doğu için ölünmez.
Nazım Hikmet gibi şairlerimiz tarafından Şark’a bakışı sebebiyle eleştirilse de 1923’teki ölümüne kadar Louis Marie-Julien Viaud, Batı basınında her şartta Türkiye’yi savunmayı sürdürdü. İsmi, çok sevdiği Eyüp’teki Piyer Loti Tepesi ile ölümsüzleşti.
Meraklısına not: Pierre Loti’nin edebiyatımızdaki yankılarını merak edenler, İnci Enginün’ün ‘Loti’nin Türklere Bakışı ve Edebiyatçılarımızın Yorumu’ başlıklı yazısına bakabilir.

Pierre Loti’den Arif Ussam Efendi’ye ‘Aziyade’AZİYADE
Pierre Loti
Çeviren: Ali Faruk Öz
İş Kültür, 2021
192 sayfa, 14 TL.

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir